Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Ağızdan akan su, diğer bir deyişle salya, her yaş grubunda görülebilen bir olaydır.

Ağızdan su akması kuruluk yapmakla birlikte ağızda hoş olmayan bir tadın oluşmasına sebep olur.

Genellikle uyku vakti yaşanan ağızdan su gelmesi, bebeklerde de çok sık görüldüğü için belli bir yaş sınırlaması olmayan bir durumdur.

NEDENLERİ

Ağzı açık uyumak, yanlış uyku pozisyonu, diş problemleri, alerji, reflü, parkinson hastalığı, diş çıkarma, ilaçlara ait yan etkiler, sinir sistemi bozuklukları, ağız anatomisinde problem ve kıl kurdu gibi etkilerden dolayı ağızdan su gelme durumu yaşanabilir.

NASIL ÖNLENİR?

Genellikle birçok kişinin şikayet ettiği ve rahatsızlık duyduğu ağızdan su gelme durumunu değiştirmenin bazı yöntemleri de mevcuttur.

1- Nefes alıp verme şeklinizi burundan alıp, ağızdan verecek şekilde değiştirmek.

2- Geniz eti veya burunda anatomik bozukluk bulunuyorsa Kulak Burun Boğaz doktoruna gidilerek durum anlatılmalı ve gerekli tedaviye başlamak.

3- Alerjik tepki gösterdiğinizde oluşuyorsa; alerjiyle ilgili olan ilacı kullanmak.

4- Yastığınız eğer alçak bir yastık ise yüksek bir yastık ile değiştirmek.

 

Kaynak: www.ensonhaber.com

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Dilimiz görünür olan kısmından boğazımızdaki gırtlak kapağına kadar uzanır. Kaslardan, tat tomurcuklarını barındıran papillalardan ve mukoza tabakasından oluşur. Dil kanseri bu dokuların herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Ancak sıklıkla dil kenarında ve altında görülür. Dudak kanserinden sonra en sık görülen ağız kanseri türüdür.

Dil Kanserinin Belirtileri

Dil kanseri durumunda, çoğu zaman aşağıda sıralanan belirtilerden biri veya birkaçı görülür:

Dil üzerinde iyileşmeyen beyaz veya kırmızı benekler

Dilde kalınlaşan tabaka, sertleşme

Boğazda takılma hissi

İyileşmeyen boğaz yarası, boğaz iltihabı

Dil üzerinde iyileşmeyen yumru, yara ve kabuklanma

Yutkunma, çiğneme, konuşma esnasında ağrı ve zorluk

Ağız içinde hissizlik

Seste, diksiyonda, tat alma duyusunda bozukluk

Tükürükte sebebi açıklanamayan kan

Boyun lenf bezlerinde şişlik

Özellikle çene ve kulakla ilgili olan belirtiler dil kanserinin ilerlemiş olabileceği şüphesini doğurur:

Çene şişmesi sonucu alt ve üst dişlerin birbirine tam oturmaması

Kulak ağrısı, çene ağrısı

Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebilmektedir. Dil kanserinde ayırıcı olan husus ise belirtilerin iki haftadan daha uzun süre iyileşmemesidir.

Dil Kanserinin Nedenleri

Dil kanseri, dil hücrelerinde DNA’ların değişime uğraması sonucu ortaya çıkar. Bu duruma sebep olan nedenler şunlardır:

1) Sigara

Sigara, puro, nargile, pipo ve her türlü tütün mamulü dilde kanser riskini artırır. Buna çiğnenebilir tütün mamulleri de dahildir. Bu ürünler dil hücrelerinde tahrişe yol açar. Tahriş olan ve kullanılamaz duruma gelen hücre kayıplarını telafi edebilmek için hücre bölünmeleri hızlanır, kontrolsüzleşir. Özellikle uzun süreli tahriş ve yıpranma sonrasında dil kanseri riski artmaktadır.

2) Alkol

Alkol de kullanımı oranında tütün mamullerine benzer bir etki yapar. Dil kanseri vakalarının yaklaşık yüzde yirmi beşinde hasta sigara kullanmamakta, alkol kullanmaktadır.

3) HPV

Cinsel ilişki yolu ile bulaşan HPV (human papillomavirus) mikroorganizmaları oral seks ile dile taşınarak dil kanserine yol açabilmektedir.

4) Ağız İçi Aparatları

Farklı nedenlerle ağıza yerleştirilmiş protez diş gibi aparatlar sağlıklı oturmadıklarında dilde tahrişe neden olabilirler. Uzun süre aynı noktada sürtünme ve batma yolları ile tahriş devam ederse dil kanseri görülme riski artar.

5) Genetik ve Yaşam Koşullarına Dair Bazı Faktörler

Şu koşullardaki hastalarda dil kanseri görülme riski daha yüksektir:

Kanser geçmişi olan aile fertlerine sahip kişilerde

Geçmişte başka tür kansere yakalanmış kişilerde

Yaşlılarda. Yaş arttıkça risk artar.

Beslenmesinde meyve ve sebzeye yeterince ağırlık vermeyen kişilerde

6) Kanserojen Maddeler

Çalıştığı ortam, yaşadığı çevre ve tükettiği besinler itibariyle bazı kişilerde dil kanseri riski daha fazladır.

Kanserojen maddeler ne yazık ki çok fazla çeşitlilik göstermektedir. Gıda katkı maddeleri, tekrar tekrar kullanılan yağlar örnek gösterilebilir. Son dönemde yapılan araştırmalar sonucunda sucuk ve sosis gibi işlenmiş etlerin de kanser riskini artırdığı ifade edilmektedir.

Kömür tozu, duman gibi maddeler güçlü kanserojenlerdendir. Özellikle uçucu olan veya gıda olarak tüketilen kanserojen maddeler dile doğrudan temasları yüzünden dil kanseri riskini daha fazla artırırlar.

Dil Kanseri Tedavisi

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi dil kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhisle kanser tamamen iyileştirilebilir.

Kanserli bölgenin büyüklüğü, diğer ağız bölgelerine yayılma durumu, kanserin karakteristik özelliği ve müdahale zamanı gibi parametrelerce aşağıdaki tedavi yöntemlerinden biri veya birkaçı uygulanabilir:

1) Standart Cerrahi Müdahale

Birden fazla ameliyat seçeneği söz konusu olabilir. Erken teşhis edilen vakalarda, kanserli bölge küçükse kolay bir ameliyatla kesilip çıkarılabilir. Bu ameliyatın yapılması için kanserin tekrarlamayacağı ve yayılmayacağı ihtimalleri baskın görülmelidir.

2) Radyasyon Tedavisi

Sadece ameliyatın yetersiz kaldığı veya tehlikeli olduğu durumlarda ışın tedavisi (radyoterapi) uygulanır. Bu tedavi sayesinde kanserli bölge küçültülerek cerrahi müdahaleye hazır hale getirilir.

3) Kemoterapi

Kemoterapi ile kanserli hücreler bazı ilaç ve kimyasallar verilerek öldürülmeye çalışılır.

4) Glosektomi

Daha ciddi vakalarda ise glosektomi adı verilen işlemle dilin büyük bir kısmı veya tamamı yerinden alınmak zorunda kalınabilir. Kanserin çeneye ve diğer alanlara yayılmış olması halinde ise maksilektomi veya mandibulektomi ile çene kemiklerininden parçalar alınabilir.

5) Boyun Diseksiyonu

Kanser boyun lenf bezlerine sıçrarsa, boyun diseksiyonu adı verilen bir operasyonla lenf bezleri çıkarılır.

6) Estetik Ameliyatı

Cerrahi müdahaleler sonrasında veya ihtiyaç duyulan anlarda dil ve ağız işlevlerinin tam olarak yerine getirilebilmesi için bir takım estetik operasyonlar da yapılabilir.

Söz konusu olan bu üç farklı tedavi, dil kanserinin özelliklerine göre farklı kombinlerle kullanılabilir. Asıl olan, ciddi yan etkileri olan radyoterapi ve kemoterapinin olabildiğince az kullanılmasıdır.

 

Kaynak: www.multiyasam.com

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Diş etleri hassas dokulardır. Tahriş edici etkenler ve yetersiz ağız bakımı nedeniyle kolayca diş eti şişmesi ortaya çıkabilir. Tehlikeli bir hastalık olmadığı sürece etkili ev tedavileri sayesinde yok olacaktır.

Diş Eti Şişmesi Neden Olur?

1) Kaynar Çay İçmek

Tahrişe yol açan günlük aktiviteler sık sık diş eti şişmesine neden oluyor. Çok sıcak yiyecek veya içecek tüketmek bunlardan biri. Aşağıdaki etkenler de tahrişe neden olur:

Sigara kullanmak veya çok miktarda alkol tüketmek

Oturmayan diş aparatları (takma diş, diş telleri…)

Havuç gibi sert gıdalar tüketmek veya patlamış mısır, et gibi diş ile diş eti arasına sıkışabilen gıdalar tüketmek

2) Yanlış Fırçalama

Ne kadar çok bastırırsanız dişlerinizi o kadar iyi fırçalamış olmazsınız. Agresif fırçalama diş etlerine hasar vererek diş eti şişmesine yol açar. Aşağıdakiler de hasara yol açar:

Sert diş fırçası kullanmak

Diş ipini diş etlerine bastırmak

İlk kez diş ipi kullanmak (veya uzun bir aradan sonra tekrar kullanmak) da diş eti şişmesine yol açabilir.

3) Bakteri Plakları Ve Diş Eti Hastalıkları

Ağız ve diş bakımına özen gösterilmediğinde diş üzerinde bakteri plakları oluşur. Bu plaklar diş ve diş eti arasında çoğaldığı zaman diş eti şişmesine yol açar. Bakterilerin ve bazı virüslerin neden olduğu aşağıdaki hastalıklarda da şiddetli dişeti şişmesi görülür:

Diş eti iltihabı

Periodontit

Aft (ağız ülseri): Daha çok dil ve damakta ortaya çıksa da diş etinde de görülebilir

Diş apsesi

4) Hormon Dalgalanmaları

Daha çok kadınlarda görülen bu durum, diş etlerine daha çok kan gitmesine neden olarak diş eti şişmesine yol açabilir. Ergenlik sürecinde, adet görüldüğünde, hamilelikte veya menopoza girildiğinde ortaya çıkma riski artar. Bazı doğum kontrol hapları da benzer etki gösterebilir.

5) Tansiyon İlaçları Ve Diğer Nedenler

Yüksek tansiyon ilaçları, özellikle alt diş etlerindeki lifli dokularda artışa yol açarak diş etinde şişme oluşmuş gibi bir görünüm verebilir. Tehlikeli bir durum değildir, doktorunuza danışmadan ilacı kullanmayı bırakmayınız.

Aşağıdaki etkenler de diş eti şişmesine yol açabilir:

Kemoterapi tedavisi görmek

Diş macunu, yemek, ilaç alerjileri

Diş Eti Şişmesi Tedavisi

1) Sıcak Su

Ağzınızda, yakmayacak kadar sıcak bir yudum su dolaştırın. Diş eti şişmesi üç saat içerisinde kaybolacaktır.

Tuzlu ılık su dolaştırmak da etkili sonuç verir.

Tuzlu suyu tadından dolayı tercih etmezseniz limonlu su da kullanabilirsiniz.

2) Doğru Teknikle Fırçalayın

Diş kökünden diş ucuna doğru fırçalayın.

Fırçalarken çok bastırmayın.

Yumuşak diş fırçası kullanın.

Diş ipini iki günde bir kullanın. Diş etinize bastırmayın, dişlerinizin arasını temizleyin.

3) Sıcak ve Soğuk Uygulama Yapın

Sıcak uygulama ağrıyı alır. Bu amaçla sıcak suda ıslattığınız bir havluyu ağzınız üzerinden uygulayabilirsiniz. Buz ile yapılacak soğuk uygulama ise hem diş eti şişmesini azaltır hem de uyuşturarak ağrıyı giderir.

4) Zerdeçal İle Masaj Yapın

Zerdeçalın içeriğindeki kurkumin antioksidan ve iltihap giderici etkilidir. Yarım çay kaşığı zerdeçal tozuna az miktarda su damlatın. Hazırladığınız macunu parmaklarınızla diş etinize uygulayın. Beş dakika bekletin ve bir dakika boyunca nazikçe masaj yapın. Masaj kan dolaşımını iyileştirerek şişmeyi azaltır. Parmaklarınızın temiz olmasına özen gösterin.

Karanfil yağı uygulayın: Diş eti şişmesi, iltihabı ve ağrısına iyi gelir. Kulak temizleme çöpüne emdirdiğiniz karanfil yağını direk uygulayabilirsiniz. Veya suda birkaç damla çözerek ağzınızda dolaştırabilirsiniz.

Bol su için: Yemek artıklarını temizler, plak oluşumunu azaltır, tükürük üretimini artırır ve bu sayede bakterilerin doğal olarak yok olmasını sağlar.

Sallama çay poşeti uygulayın: Üç dakika sıcak suda beklettiğiniz çay, içerdiği tanin sayesinde diş eti şişmesini giderir.

Oksijenli su: Haftada iki kez ağzınızda 3% hidrojen peroksit içeren oksijenli su dolaştırın (yutmayın).

5) Diğer Tedaviler

Sigara, alkol, keskin kimyasal içeren ağız temizleme suları gibi tahriş edici maddelerden uzak durun

Ağız ve diş sağlığınızı korumak ve iyileştirmek için yeterince C vitamini, D vitamini, kalsiyum ve folik asit almaya özen gösterin.

Saf limon suyu veya sirke ile gargara yapmayın. Asidik özellikleri nedeniyle hasar verebilirler.

 

Kaynak: www.multiyasam.com

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Dudak kanseri çok sık görülmeyen fakat ölüme neden olabilen bir kanser türüdür. Dudak dokularındaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi kanser oluşumuna yol açar. Kanser alt dudakta veya üst dudakta meydana gelebilir. Okan Üniversitesi Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Senem Özge Turaçlı Karagüven dudak kanseri hakkında bilinmeyenleri cevapladı.

Dudak kanseri nedir?

Ağız bölgesi kanserlerinin %25-30'unu dudak kanserleri oluşturur. Dudak kanserlerinin de %95'i alt dudakta görülür. Yassı hücreli karsinom en sık görülen dudak kanseridir. En sık erkeklerde görülür. Risk faktörleri arasında açık ten, dış ortamda çalışıp yoğun güneş ışınına maruz kalmak, sigara içmek ve immun sistemi baskılayıcı ilaçlar kullanmak bulunur.

Sıklıkla kanayan kabuklanan bir yara şeklinde bulgu verir. Önemsenmediğinde giderek büyür ve dudağın büyük bir bölümünü kaplayabilir.

Dudak kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Dudak kanserinin asıl tedavisi cerrahidir. Kanserli doku çevresinde sağlıklı bir doku ile beraber geniş olarak çıkarılır. Kanser ne kadar genişse cerrahi tedavinin oluşturacağı deformite aynı oranda artar. Oluşan defekt form ve fonksiyonu tekrar sağlayacak şekilde doku kaydırma ameliyatları ile onarılır. Mutlaka lenf nodlarının metastaz açısından değerlendirilmesi gerekir. Cerrahinin yetersiz kaldığı ileri evre hastalarda radyoterapi uygulanabilir.

 

Kaynak: www.kadinvekadin.net

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Dudak uçuğu virüs kaynaklı ve bulaşıcı bir hastalıktır. Yaklaşık bir hafta içinde genelde iyileşecektir.

Dudak Uçuğunun Bulaşma Ve Ortaya Çıkma Mekanizması

Dudak uçuğunun nedeni herpes simplex 1 (HSV-1) isimli virüstür. Diğer tüm virüs kaynaklı hastalıklarda olduğu gibi, uçuk da bulaşıcıdır. Ancak dudak uçuğu virüsü, bir kişiye ancak bir defa bulaşabilir.

Dudak Uçuğu Nasıl Ortaya Çıkar?

Bir kişi dudak uçuğu virüsüne yakalandıktan sonra bu virüsü ömür boyu taşır. Sonrasında belli aralıklarla dudak uçuğu çıkarabilir. Bu süre bazıları için yılda iki kez olurken; bazıları için her ay olmaktadır. HSV-1 virüsü, dudak uçuğu olmadığı zamanlarda sinir hücrelerine çekilerek pasif hale geçer.

Dudak uçuğu tekrar bulaştığı için değil, pasif halde olan virüsün aşağıdaki gibi tetikleyici etkenler yüzünden aktif hale geçmesi ile ortaya çıkar:

Güneş ışığı

Rüzgar

Stres

Derin üzüntü

Dudak çevresinin yara alması

Hormon değişiklikleri

Alerjen teması

Bağışıklık sisteminin zayıflaması

Büyüklerde Dudak Uçuğu Nasıl Bulaşır?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2012 yılı itibariyle dünya genelinde 50 yaş altı 3,7 milyar insanda dudak uçuğu virüsü vardır. Bu durum, belli bir yaşın üzerindeki hemen herkeste dudak uçuğu virüsü olduğunu gösteriyor. Ancak virüs her an aktif olmadığı için herkeste dudak uçuğu görülmüyor.

Bu bilgileri bir arada değerlendirdiğimizde, büyüklerde dudak uçuğu virüsünün aynı bölgede tekrar bulaştırılamayacağı çıkarımını yapabiliriz.

Bebeklerde Ve Çocuklarda Dikkat: Henüz HSV-1 virüsüne yakalanmadıkları için, dudak uçuğu olan kişi bebekleri öpmemelidir. Yetişkinlerin hemen hepsi dudak uçuğu virüsünü taşıyor olmalarına rağmen, dudak uçuğunun ortaya çıkmadığı zamanlarda öpme yolu ile bebeklere dudak uçuğunu bulaştırmaz.

Not: Ancak dudak uçuğu olmasa bile yetişkinler tükürük salgıları ile bebeklere ve çocuklara dudak uçuğu virüsünü bulaştırabilir.

Başka Bölgelere Bulaşabilir!

Dudak uçuğu virüsü genital bölgeye de bulaşabilir. Teorik olarak vücudun herhangi bir bölgesine bulaşabilir. Dolayısıyla dudak uçuğu ortaya çıktığında her halükarda dikkatli olmak gerekir. Hatta kişi dudak uçuğu ortaya çıktığı zamanlarda bağışıklık sistemi zayıf olduğu için kendi bünyesinde farklı bölgelere bile bulaştırabilir.

Dudak Uçuğu Kaç Günde Geçer?

Dudak uçuğu 3 gün ile iki hafta arasında geçecektir. Tüm belirtilerin kaybolması ortalama olarak 1 hafta sürer. Dudak uçuğu 2 hafta içinde geçmemişse bağışıklık sorunları endişesi ile doktora gidilmelidir.

Not: Asiklovir veya famsiklovir gibi virüs ilaçları iyileşme süresini kısaltabilir. Dudak uçuğunun ortaya çıkma sıklığını da düşürebilir. Ancak dudak uçuğu virüsünü bünyeden tamamen atacak bir tedavi henüz geliştirilmemiştir.

 

Kaynak: www.multiyasam.com

ÖNEMLİ UYARI 

 Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız. İçerikler tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Mutlaka bir uzmana danışmanız tavsiye edilmektedir.